Ataberk 2,5 yaşında, sinemaya gitmek istediğini hiç düşünmezdim.Hele hele filmi sonuna kadar izleyeceğini hiç tahmin etmezdim.Alışveriş merkezine ne zaman gitsek "Uçaklar"ın afişi gösterip "bunu işlemek istioum"dedi.Çok umursamadık açıkcası pek çok deneyimli anne çocuklarının yüksek sesten ve karanlıktan korktuğunu söyleyince ben de aynı sorunları yaşayacağımızı düşündüğüm için deneme girişiminde bulunmadım.Ataberk ısrarlarına devam edince tamam dedim yarısında da çıksak Ataberk'i sinemaya götüreceğim.Biletimizi aldık, mısırımızı aldık Ataberk'te hafif heyecan belirtileri etrafı gözetliyor.Sinema salonunun giriş çıkışını takip ediyor derken salona girdik.Salonun büyüklüğüne bayıldı Ataberk.Işıklar kapanınca alkışladı :) Derken film başladı öncesinde yüksek ses olacağını korkarsa çıkabileceğimizi söylemiştim.Ama Ataberk etkilenmedi.Hemen filmin atmosferine kapıldı.Dusty filmin karakteri çok hoşuna gitti.Ara verildiğinde "televişyonu kim kapattı" dedi.Aradan sonra filmin bazı kısımlarında sıkıldı çıkalım mı diye sorduğumda hayır dedi.Biraz ayağa kalkarak kendini oyaladı.Ses çıkarmadığı için ve kimseye rahatsızlık vermediği için izin verdim.Film bitip sinemadan çıktığımızda ise ağladı tekrar gitmek istediğini söyledi.Uzunca süre de dilinden Dusty düşmedi.
9 Eylül 2013 Pazartesi
Haftanın Aktivite Konusu: AĞAÇLAR
Bu hafta yavaş yavaş sonbaharın da gelmesiyle daha çok evde vakit geçirmeye başladık. Böyle olunca da etkinliklerimize kaldığımız yerden devam edelim dedik. Ağaçların yapraklarını dökmeye başladığı bazı ağaçların da (nar) gibi meyve vermeye başladıkları şu dönemde Ataberk'le ağaçları ele alalım istedim. Genelde etkinliklere dil etkinlikleriyle başlardık bugün değişiklik yapıp bir matematik etkinliğiyle başladık. Az çok kavramları ile ilgili çalışma yaptık.Belki pek çok annenin kullanmak istemeyeceği bir materyal kullandık "bonibon" :) Bonibonları elma yaptık ağaçlara yerleştirdik. Ataberk yememek için kendini zor tuttu :) En sonunda tabiki yemesine izin verdim kuzuma.
29 Ağustos 2013 Perşembe
Güneş Deniz Kum
Sahile yakın bir yerde oturunca sık sık denize gitmek farz oluyor. Evde bir de ufaklık varsa zaten neden evde durulur ki denizde yüzmek, kumda oynamak varken :) Ataberk doğduğunda Marmara Adasın'da çalışıyorduk.Denizle ilk tanıştığında henüz 5 buçuk aylıktı.O zamandan beri hep sevdi denizi , suyu. Mutfak panomuzda asılı olan geçen seneki tatil fotoğraflarına bakıp bakıp ne zaman gidicez? sorusu hiç bitmedi Ataberk'in. Ve ananeyle dedeninde biz de olmasını fırsat bilerek bir hafta boyunca her gün denize gittik sonunda Ataberk pes etti ve" evde oturalım anne" dedi :)) Ne kadar yorulduysa artık :)
Suyun yüksekliği Ataberk'in boyundan yüksekti.Bu şekilde yüzmeye çalışması bizi çok mutlu etti.Diğer günler simitsiz de yüzme çalışmaları yaptı.Suyu çok seviyor kuzum.
Denizde çok rahattı kuzum.
Beyaz tenli olduğu için 50+ koruma faktörlü krem de sürsek, tshirtle oynattık kumlarda.
28 Ağustos 2013 Çarşamba
Uzuuuuuun Aranın Ardından...
Çok ara vermişim bloga, çok zaman geçmiş yazmayalı. Bırakmadık oğluşumla ne etkinlikleri ne de eğlenmeyi. Yaz tatili, Ramazan ayı, Ramazan bayramı, büyükleri ziyaret derken nasıl geçti zaman anlayamadım. Oysa yaz başında ne projeler vardı aklımda ama kenara atmadım onları zaten görünüşe göre çooook vaktim olacak o projeler için. Bu aralar bir bekleyişteyiz... Bekleyişimiz hayırlısı ile sonuçlansın derdindeyiz... Ufak bir çocuk olmanın en güzel yanı ise bu bekleyişin farkında olmamak hep eğlenmek hep gülmek o dalgın insanlara hayatın akıp gittiğini bugünlerin geri gelmeyeceğini anlatmak. Neyseki tatlım oğlum var hayatımızda onun gülüşü, bakışı geleceğin umudu bizim için.
Yeter bu kadar beklenti iç karartısı :) Yaz, tatlım oğlum için güzel geçti. 2 hafta ananesinde, bir hafta babaannesinde bir haftada bizim evimizde yine ananesiyle ve dedesiyle geçirdi. Bol bol kuzenleriyle oynadı.Bahçelerde gezdi, denizde yüzdü. Ananeye babaanneye naz yapmanın tadını çıkardı :) Bol fotoğraf ekliyorum yazımın sonuna :) Ve önümüzdeki hafta annenin okuluyla birlikte yeni etkiniklere başlıyoruzzzzz :)
Yeter bu kadar beklenti iç karartısı :) Yaz, tatlım oğlum için güzel geçti. 2 hafta ananesinde, bir hafta babaannesinde bir haftada bizim evimizde yine ananesiyle ve dedesiyle geçirdi. Bol bol kuzenleriyle oynadı.Bahçelerde gezdi, denizde yüzdü. Ananeye babaanneye naz yapmanın tadını çıkardı :) Bol fotoğraf ekliyorum yazımın sonuna :) Ve önümüzdeki hafta annenin okuluyla birlikte yeni etkiniklere başlıyoruzzzzz :)
Ufak bir kazayla başladık yaz tatiline ama Allah korudu oğlumuzu sorun yok 4 dikişle atlattık.
Ailede pek çok bıdık olunca bayram ziyaretide böyle oluyor :) Gidilen evdeki oyuncaklar döktürülüyor ortaya :)
Park canavarı oldu artık kaydırağın merdivenine gerek yok burdan da çıkılabiliyormuş :)
Yeni eğlencesi Ataberk'in. El göz koordinasyonu için çok güzel bir yapboz.
Sıcak öğle saatleri nasıl geçti sanıyorsunuz :)
Ananesiyle minik bir bahçe yapmışlar pek mutlu oldu...
Arkadaşcanlısı oğlum benim...
Artık evimizin barbunya ayıklayıcısı 2 senedir rahat ettim :)
Ananeyle su kuyruğundalar.
Hiç vazgeçemediği "renk ayırmaca" oyunu.
Dondurmalı ağzıyla bahçe de suladı :)
Araba hayranlığı had safhada. Herkese araba aldırdı bayram boyunca yok kapısı açılan yok farı yanan derken...
Dedeyle su doldurmaya gidiyor...
Necmi dedesine kitap okutuyor...
Böyle bol fotoğraflı bir yazı oldu....
28 Mayıs 2013 Salı
Makarna Kolye
Uzuuuuun uzun aradan sonra yine minik oğlumun etkinliğiyle buradayım.Havaların ısınmasıyla blogumu ihmal ettim farkındayım.Kışın evde olduğumuz için bir şeyler yapmak paylaşmak daha kolaydı.Havalar ısındı ısınalı gezmelerde tozmalardayız :) Anane ve babaanne oturduğumuz yerden uzakta olunca bir de üstüne havalar güzelleşince biz ziyaretlere çıktık oğluşumla.Artık Ataberk ve ben çok rahat otobüs yolculuğu yapıyoruz çok da eğleniyoruz.İki otobüs değiştirmemize rağmen :)
Girişi uzattım biraz, daha önce her hafta bir konu belirliyor bu konu üstünde yoğunlaşıyorduk bir kaç haftadır ise aklımıza geldiği gibi çalışmalar yapıyoruz.Makarna kolyede bu çalışmalarımızdan biri oldu.Renkleri ve sulu boyayı seven Ataberk için farklı etkinlik bulmakta zorlandığım için elimize ne geçerse boyatma yoluyla devam ediyoruz etkinliklerimize :) Ayrıca küçük kasları çalıştırmada etkili olduğunu düşünüyorum o minicik parmaklarıyla tuttuğu küçük makarnaları öyle özenle boyadı ki anlatamam.En son olarak da makarnalarımızı ipe dizip kolye yaptık.Miniklerinizle bu sıcak havalarda balkonda hafif rüzgar eşliğinde yapabileceğiniz renkli bir etkinlik.
Girişi uzattım biraz, daha önce her hafta bir konu belirliyor bu konu üstünde yoğunlaşıyorduk bir kaç haftadır ise aklımıza geldiği gibi çalışmalar yapıyoruz.Makarna kolyede bu çalışmalarımızdan biri oldu.Renkleri ve sulu boyayı seven Ataberk için farklı etkinlik bulmakta zorlandığım için elimize ne geçerse boyatma yoluyla devam ediyoruz etkinliklerimize :) Ayrıca küçük kasları çalıştırmada etkili olduğunu düşünüyorum o minicik parmaklarıyla tuttuğu küçük makarnaları öyle özenle boyadı ki anlatamam.En son olarak da makarnalarımızı ipe dizip kolye yaptık.Miniklerinizle bu sıcak havalarda balkonda hafif rüzgar eşliğinde yapabileceğiniz renkli bir etkinlik.
8 Mayıs 2013 Çarşamba
Aç Tırtıl
Tırtıl yapımı gayet zevkli bir çalışma oldu Ataberk için.Malzemeler yumurta kolisinden bir parça,parmak boyası, yapıştırıcı, bir çift göz, bacaklar için tüylü tellerden(adını tam olarak bilmiyorum).
Yumurta kolisinden kestiğimiz uzunca parçayı Ataberk yeşile boyadı.Eğer çocuğunuz küçükse 15 aylık gibi mesela parmak boyasıyla boyatabilirsiniz.Ataberk elini boyaya sürmekten çok hoşlanmadığı için fırçayla boyadı.
Ara sıra ne yaptığımızı kavramak için kitap kapağımıza baktı Ataberk.
Ayrıntılara bile dikkat etti Ataberk.Boyamasında hiç yardımcı olmadı kendisi nereyi ne kadar uygun gördüyse boyadı.Koliyi boyama işini 20 dakika sürdürdü.Epey emek harcadı kuzum :)
Ayakları ve antenleri anne yaptı gözleri Ataberk yapıştırdı.Ayaklar için kolinin kenarlarına delikler açtım tüylü çubukları takmak hiç zor olmadı.
Haftanın AKtivite Konusu: KİTAPLAR
Haftanın konusu biraz tuhaf gelmiş olabilir.Ne yani bütün haftayı kitaplarla ilgili etkinlik yaparak mı geçireceksiniz ilginç, değişik olan ne diye düşünmüş olabilirsiniz.Konumuz aslında tam olarak "okuduğumuz bir kitabı yaptığımız maketlerle ve hazırladığımız resimlerle canlandırma". Bu konu için Ataberk'in okumaktan hala keyif aldığı, sayfalarındaki yiyeceklere dayanamayıp "bendeee bendeee" diyerek çığlık attığı Aç Tırtıl'ı seçtim.
Aç Tırtıl, tırtılın kelebeğe dönüşümünü anlatan bir kitap.Kitap ayrıca haftanın günlerini,sayıları ve bazı meyve isimleri ile yiyecek isimlerini de öğrenmeyi sağlıyor.Pazartesi günü bir elma yiyerek haftaya başlayan tırtıl bir türlü doymuyor salı günü iki armut,çarşamba üç erik derken haftasonunda o kadar çok şey yiyorki sonunda karnı ağrıyor bu kısımda Ataberk oldukça üzülüyor tırtıl için.Pazar günü yaprak yiyor ağrısının geçmesi için daha sonra tırtılı kozasında görüyoruz.Ve en son güzel bir kelebeğe dönüştüğünü...İlk olarak kitabı okumayla başladık aktivitemize.Ataberk artık resimlere bakarak ve sorduğum sorulara cevap vererek kitabı anlatabiliyor.Bu beni inanılmaz mutlu etti.Uzun zamandır bıkmadan usanmadan okumamız demek ki işe yaramış.
Yaptığımız tırıl :) Yapım aşamaları bir sonraki yazıda.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











































